Akdeniz Meyve Sineği(Ceratitis Capitata)

Akdeniz Meyve Sineği(Ceratitis Capitata)

PAYLAŞ

Dış karantina zararlısı olan Akdeniz Meyve Sineği zaman zaman ihracatımızda olumsuzluklara neden olmaktadır. Genellikle turunçgillerde görülen bu zararlının ilimizde de görülüp görülmediğini tespit etmek amacıyla 2016 yılında Akdeniz Meyve Sineği zararlısı için sürvey çalışmaları başlamıştır.    İlimizde Akçadağ, Battalgazi, Yeşilyurt, Yazıhan, Arguvan, Pütürge, Doğanşehir, Darende, Doğanyol ve Kale ilçelerinde olmak üzere toplam 10 ilçede 20 Mahallede 850 dekar alandaki kayısı ve karışık meyve bahçelerinde 40 tuzak ve 20 istasyon kurulmuş olup, haftalık takipleri yapılmaktadır. Yapılan takiplerde bazı istasyonlarda yoğun ergin sinek görülmüştür. Akdeniz Meyve Sineğinin takibinde şu ana kadar edindiğimiz izlenimlere göre İlimiz kayısı bahçelerinde henüz bir zararının tespit edilmediği; ancak geç olgunlaşan meyve türlerinde zarar oluşturabileceği; kayısı dışında Ağustos ve daha sonraki aylarda şeftali, Trabzon hurması, incir, ayva, nar üzüm, kiraz elma gibi ürünlerde zarar oluşturabileceği kanaatine varılmıştır. Bundan dolayı üreticilerimizin geç olgunlaşan meyveleri takip ederek Akdeniz Meyve Sineğine karşı mutlaka mücadele etmeleri gerekmektedir. İlimizin bazı ilçe ve mahallelerinde şu an itibariyle Akdeniz Meyve sineği çıkışları başlamıştır.
 
Akdeniz meyve sineği

Tanımı ve Yaşayışı: Erginleri genellikle ev sineğinin 2/3'ü büyüklüğündedir. Vücudun genel rengi sarımsı kahverengidir. Baş sarı, gözleri büyük, yeşil madeni pırıltılı, kenarları kırmızıdır. Kanatları geniş olup üzerinde siyah ve soluk kahverengimsi şeritler vardır. Yumurtaları mekik şeklinde ve beyazdır. Larvası beyaz ve bacaksızdır. Pupa koyu kahverengi renkte olup, fıçı şeklindedir.
Zararlı kışı toprakta pupa veya ağaç üzerinde kalan meyveler içinde larva olarak geçirir. İklim koşullarına göre ilkbahar sonu, yaz başında çıkan erginler beslendikten sonra yumurtalarını olgun meyvelerin kabuğu altında bırakırlar. Açılan yumurtalardan çıkan larvalar meyvenin etli kısmı ile beslenerek üç dönem geçirir ve olgunlaşınca kendisini toprağa atarak, toprağın 2-3 cm. derinliğinde pupa olurlar. Larvanın gelişmesi özellikle sıcaklığa bağlı olup 9-18 gün arasındadır. Pupalardan ergin çıkışı ise yazın 10-12 gündür. Çıkan erginlerin cinsi olgunluğa erişip çiftleşmesi için 4-7 gün, mantar, maya, fumajin gibi maddelerle beslenmeleri gerekir. Yumurtlamanın olması için sıcaklığın 16˚ C nin üzerinde olması şarttır. Erginin ortalama ömrü doğal koşullarda 30-50 gündür. Ege Bölgesinde yılda 4-5, Akdeniz Bölgesinde ise 7-8 döl verebilir.
    

 Akdeniz meyve sineği, ergin, larva ve pupası.  Resim3. Akdeniz meyve sineği larvaları.

Zarar Şekli: Akdeniz meyve sineği zararı, larvası tarafından yapılır. Meyvenin etli kısmında beslenen larvalar, meyvenin bu kısmında bir yumuşama ve çöküntü meydana getirirler. Zarara uğrayan meyveler, vaktinden önce olgunlaşır ve dökülür. İhraç edilen turunçgil çeşitlerindeki zararı, ülke ekonomisi yönünden çok önemlidir. Bu tür meyvelerin vuruklu ve enfekteli olması ihracata mani olmakta ve malın yurt dışına çıkarılmasına izin verilmemektedir. Yıllık zarar oranının Ege Bölgesinde % 5,2 - 78,9 arasında değişebileceği saptanmıştır. Dünyadaki subtropik ve tropik iklime sahip hemen hemen tüm ülkelere yayılmış bulunan zararlı, ülkemizde de Ege ve Akdeniz bölgelerinin sahil şeridi boyunca uzanan kısımlarında devamlı faaliyet göstermektedir

Akdeniz meyve sineği zararı

Polifag bir zararlıdır. Ülkemizde tesbit edilen en önemli konukçuları kayısı, üzüm, elma nar kiraz, ayva, şeftali (özellikle geç çeşitler), incir, Trabzon hurması, mandarin (satsuma), portakal (waşington, alanya yerli, valansiya), greyfurt ve turunçtur. Tercih ettiği konukçuların mevcut olmadığı hallerde tali konukçularda (nar, armut, hint inciri, hünnap) ve yabani türlerde yaşayışını devam ettirebilme potansiyeline sahiptir.

MÜCADELESİ:
1.Kültürel Önlemler: Turunçgil bölgelerine ara konukçuluk eden şeftali, incir, Trabzon hurması ve nar gibi çeşitler dikilmemelidir. En önemli ve en etkili kültürel mücadele yere dökülen bulaşık meyvelerin toplanıp derin çukurlara gömülmesidir.
2.Biyolojik ve Biyoteknik Mücadele: Ülkemizde parazitoitleri bulunmadığından biyolojik mücadelesi yoktur. Bazı ülkelerde iyonize radyasyon ile kısırlaştırılıp laboratuvar koşullarında üretilen bireylerin doğal populasyonları içine salınması, parazitoit salımı ile birlikte kombineli olarak uygulanmaktadır.
3.Kimyasal Mücadele: Meyveler olgunlaşmadan önce meyvelerde vuruk kontrolü yanı sıra mutlaka Jakson tipi feromon tuzakla veya Trimedlure içeren besi tuzakları asılarak sinek çıkış kontrolü yapılmalıdır. Sineğin tespitinden sonra meyveler vurma olgunluğuna erişmişse ve vuruk tespit edilmişse  derhal ilaçlamaya geçilir. İlaçlamayı takiben tuzaklarda yine sinek görülüyorsa 7-8 gün ara ile hasada 7-10 gün kalıncaya kadar ilaçlamaya devam edilir. Günlük sıcaklık 16 C’nin altına düştüğünde ilaçlama gerekmez. Limon bahçelerinde ilaçlamaya gerek yoktur. .
 İlimiz de ise özellikle geç olgunlaşan şeftali, Trabzon hurması, incir, ayva, nar üzüm, kiraz elma gibi ürünlerde zarar oluşturabileceği kanaatine varılmış olup, üreticilerimizin, geç olgunlaşan meyveleri takip ederek Akdeniz Meyve Sineğine karşı mutlaka mücadele etmeleri gerekmektedir. 

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar:

10 lt su          15,7 g/ L Deltamethrin SC 90 ML Denska ilaç+            200ML Hidrolize Protein
10 lt su          1 lt Spinosad 0.24 g/l CB (Success)
    Ağaçların güneyinde 1-2m² lik alandaki meyve ve yapraklar iyice ıslanacak şekilde uygulanır. İlaçlamada bir sıraya uygulama yapılırken diğer sıra atlanır, ikinci ilaçlamada ilaçlanmayan sıra ilaçlanır.    Kontrollerde tuzaklarda sinek görülmesi halinde hasata 7-10 gün kalıncaya kadar 7-8 gün arayla bu uygulamaya devam edilir.   
TARIM VE ORMAN İL MÜDÜRLÜĞÜ
BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ
 

Pusulamalatya

Pusulamalatya

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN