BBP MDK Üyesi Altunkaya İle Röportaj:

Gündem Dünya Down Sendromu Olmalı..!

PAYLAŞ

Büyük Birlik Partisi (BBP) Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Ercan Altunkaya ile gündeme dair söyleşimiz oldu. Anadolu Basın Yayın Birliği Malatya Şube Başkanlığına bağlı , basın yayın organlarından Malatya Cadde ve Pusulamalatya’ya açıklama yapan Altunkaya, “Merkez Bankası Başkanının Değişimi ve İstanbul Sözleşmesi ile İlgili Görüşlerini Sorduk Aldığımız Cevap Ders Niteliğindeydi....”

 

SORU: Sayın Başkan Öncelikle gündemimizde olan İstanbul Sözleşmesi ile ilgili düşüncelerinizi almak isteriz.

 

İstanbul Sözleşmesi Kadınların Korunması ve Erkek Egemenliğine Son veren Bir Sözleşme Özelliğini Taşımasının Yanı Sıra Kötüye Kullanımında Önü Açık Olan Bir Sözleşmedir. Kendimce Doğru ve Yanlış Yönlerinin Tartışılabilir Olduğunu Düşünüyorum ama bu kadınlarımızın bütün haklarından mahrum kaldığı anlamına gelmemektedir. Ülkemiz ve Devletimiz kadın ve kadın haklarının her zaman savunucusu olacak ve olmaya da devam edecektir. Parti olarak İstanbul Sözleşmesi'ne daha önce de hep karşı çıktık.Aziz milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

Kadına şiddet sorununun uluslararası sözleşme yerine kanunlarla çözülebileceğine vurgu yapan Altunkaya, “İstanbul Sözleşmesi'nin kabul edildiği 2012'den beri kadın ölümlerinin arttığına dikkat çekti. Altunkaya, "Yani yaşatmamış aksine daha çok ölüme sebebiyet vermiştir" ifadelerini kullandı. 

 

SORU: Merkez Bankasının Değişimini Nasıl Değerlendirisiniz.?

 

Merkez Bankası Başkanının Değişimi Sayın Cumhurbaşkanımızın Tasarrufunda olan bir değişimdir. Kendisinin bu değişimde haklı ve uygun sebepleri illaki vardır. Burada Dikkatimi Çeken tek bir Bayburtlu başkanın yerine başka bir Bayburtlu başkanın atanması. Ben Bayburt ve Baybartlulara her zaman sempati duymuşumdur. Şahsi çıkarımıca Ülkemizin nüfus'unu ve bayburt nufüs'unu kıyaslıyacak olursak sadece her 1000 kişiden birinin Bayburtlu olması ve bir bayburtlu tanımanında ayrıcalık olduğu fikri hep kafamda yer etmiştir.

 

SORU: Sayın Başkan Bugün Dünya Down Sendromlular Günü..Konu hakkında hassasiyetinizi yakinen biliyoruz. Konu Hakkında neler söylemek istersiniz.

 

Evet bugün ‘Dünya Down Sendromlular’ günü. Bu konuda yakın çevremde böyle özel çocuklara sahip insanların bulunmasından ötürü onların dertlerini dinlemeye ve siyaset anlamında onlara ne gibi katkılar sağlayabileceğimiz ile ilgili araştırmalarda bulunmak istedim. Aklımda olan hep Bayburtlu tanıma ayrıcalığı fikri burada bir Down sendromlu birey tanıma fikri ile bir anda yan yana geldi. Dünyaya gözünü henüz açmış ortalama 800 çocuktan biri down sendromlu ve ülkede her 1000 kişiden biri Bayburtlu. Yani şu sonuca varabiliriz, Ülkemizde Down sendromlu birey sayısı bir İl nüfusundan fazla. Yaptığım görüşmelerden ve aile ziyaretlerinden çıkardığım kanı şu, ezberlerin aksine onlar bizim hep aynı kalıplarla düşündüğümüz ve onlar için karar verdiğimiz şeyleri istemiyorlar.

 

 

Önümüzdeki Günlerde BBP Ankara'da Rahmetli Şehit Liderimizi Anma kapsamında yapacağımız program, hiçbir zaman fikir ve görüşlerinin aklımızdan çıkmadığı ve dahi  duygularımızı daha yoğun yaşadığımız günlerdeyiz. Bize de, TBMM’ne sunduğu teklif ile (ÖZÜRLÜ) olarak telaffuz edilen özel insanlara (ENGELLİ) diyebilmemize vesile olan Liderimizin yolundan daha güzel yarınlar için yürümek gönül borcudur. Bizzat Meleklerden ve aile bireylerinden aldığım izlenimler, bu meleklerin +1 farkla farkedilmeye falan ihtiyacının kesinlikle olmadığı herkes gibi olmak istedikleri herkes gibi yaşamak istedikleri +1 Sosyal hayatın manası onlar için sıradan bir hayat olduğudur. Zorlama gülümsemelere ve duygusal anlamda özel ilgiye ihtiyaçları yok zaten sevgi ve neşe dolular. Sadece herkes gibi görünmek herkes gibi davranılmak istiyorlar. Aileleri +1 farkın; bu bireylerin ilk başta eğitim hayatında kendini keşfetme, zayıf olan kaslarını geliştirme, yürümeye başlama, varsa "ki genelde ne yazık ki var." sağlık sorunlarını aşma, konuşma zorluklarını giderme ve kendine yetebilme için sağlanan kolaylıklar olması gerektiği yönünde görüş bildiriyorlar. Down Sendromlu Bireyler Eğitim hayatında, okul hayatında, Sosyal hayatta herkes gibi birer birey olmak istiyorlar. Kısacası Özgüvenliler ve bende varım diyorlar.

 

Kendime şu soruyu sordum bütün hayatları boyunca bir mücadele sürdüren bu vatandaşlarımız için bize düşeni yeterince yapabiliyor muyuz ?

Devletimiz bu konuda ne düzeyde ?

 

Evet gerçekten bir çok imkan sağlanmış Gelir düzeyi düşük olan ve özel çocuğa sahip olan bu vatandaşlarımıza devlet bir miktar maaş bağlıyor. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinden ücretsiz eğitim alabiliyorlar. Bi takım vergi indirimi imkanları sunuluyor. Bunların hepsi güzel şeyler ama aileler en çok eğitim üzerinde duruyor. İyi bir eğitim alarak topluma katılımının ve faydasının hiçte uzak olmadıkları kimseye muhtaç olmadan yaşabilen down sendromlu kardeşlerimiz için özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde hafta da 4 saatle bu işin pekte kolay geçtiği söylenemez. Daha önce kısa bir süre gündeme gelen ardından çabucak unutulan rehebiltasyon merkezinde alınanan eğitim sürelerinin uzatılması, bu çocukların dil terapistlerinden, ergoterapistlerden de eğitim almasının sağlanması adına acilen tekrar gündeme getirilmelidir.

 

Hiçbirimize uzak değil bu konu hepimiz birer engelli adayıyız ve kimsenin engelli çocuğa sahip olmayacağının bir garantisi yok. Düşünün çocuğunuz 3 yaşında ve sosyalleşmesi diğer çocuklarla kaynaşması için kreşe göndermek istiyorsunuz devlet yasa ile her sınıfta 1 kaynaştırma öğrencisinin olmasını zorunlu hale getirmesine rağmen çaldığınız kapıların %90'ı çeşitli bahanelerle size kapanıyor ve eğer gecikmişseniz kalan yüzde %10'u da kontenjanının dolu olduğunu söylüyor, acaba nasıl bir psikolojiye bürünürsünüz ? ve daha bu başlangıç.

Bunu kreşlere zorunlu hâle getirmek yerine kaynaştırma öğrencisi alan kreşlere vergi indirimi sağlayarak, kapı kapı dolaşan ve her kapanan kapıda mücadelelerine bir darbe daha alan ailelerin kreş aramasından ziyade, kreşlerin bu bireylerin peşinden koşması sağlanabilir.

 

Tv'de verilen zorunlu reklamlarda yada yayınlarda down sendromlu bireyler hakkında da bilgi verilmesi, her zaman başarılı olan engelli bireylerle ilgili film ve dizi yapmak yerine bu bireyleri yetiştirirken ailelerin ne zor mücadeleler verdiği, toplum olarak doğru hareket yada ilgi gösterme düşüncesiyle yaptığımız hatalar ile ilgili toplumu bilinçlendirmek için gösterimler hazırlanabilir.

Engelli bir bireyle büyüyen ve bunu daha 3 yaşında yapmaya başlayan sağlıklı çocukların hayatlarının olumlu yönde nasıl etkilendiği, bunu destekleyen bilimsel araştırmaların olduğu topluma gösterilerek bakış açımız doğru yönlendirilebilir, ve daha bir sürü şey...

 

Şimdi şunu belirtmek istiyorum İstanbul Sözleşmesi ve Merkez Bankası Başkanının Değişimi Elbette Gündem Maddesi ama bugün değil en azından benim için değil.

Özel Eğitim adına devletimizin yeni reformlar gerçekleştirdiği bu bireylerin topluma katılabildiği, ailelerinin verdiği mücadelenin desteklendiği, kaygılarının giderildiği Nice Mutlu, Umutlu, Huzur Dolu Down Sendromlular Günü Kutladığımız yıllar dileği ile hepsinin gününü kutluyorum ve hepsini çok seviyorum.

Pusulamalatya

Pusulamalatya

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN