Ayranda Olsa Üfleyerek İçmek Gerek - Said Yalçın

Ayranda Olsa Üfleyerek İçmek Gerek


Son günlerde olup bitenleri bir güzel izledim. Kim ne yapıyor, kim sahaya iniyor, kim asist yapıyor, kim gol atıyor, kim destek veriyor, kim akıl veriyor diye. 
Olup bitenleri izlerken ne gördünüz ya da neler gördünüz derseniz ki diyorsunuz. Valla ben eskiden at izi ile it izinin karıştığı izleri sürerek bir şeyler yazardım, bu kez at izi ile it izi yok, at izine it izine benzer izlerde var. Sadece taşı ayıklanacak pirincin taşı da yok, pirince benzer taşlarda var. Mesele bu kadar karışık. Malatya’da son günlerde neler konuşulmuştu derseniz hatırlayalım. Aklıma ilk gelenler arasında Sultansuyu Tarım İşletmesi’nin kiralanan bir kısım yeri ve devamında atılması beklenen özelleştirme adımları sıkça kamuoyunda yer almıştı. Sonrasında Yeşilyurt Belediyesi’nin bir dernek aracılığı ile yurt dışına gönderdiği kişilerin ülkeye geri dönmemesi ve insan kaçakçılığı iddiaları gündemde yer almıştı. Şimdilik bu iki konu yazacağım yazı ile ilgili yeterli diye düşünüyorum. 
Sultansuyu Tarım İşletmesi ile ilgili iddialara bakınca zaten kiraya verilen bir yer vardı. Yıllardır orası işletiliyordu. Tarihi değere sahip binaların yıkılması ile alevlenen bir süreç başladı ki; tamamı özelleştirilecek iddialarını atılan adımlar güçlendirdi. Sultansuyu Tarım İşletmesi arazilerinin kimlerin ağzını sulandırdığı ile ilgili iddialar ise, ilginçtir kamuoyunda özelleştirme karşıtı söylemleri ile bilinen kişiler olduğu söylendi. Gerçi Türkiye’de sağ gösterip sol vurmalar bir hayli yaygın. Konu Sultansuyu Tarım İşletmesi olmadığı için özelleştirilip, özelleştirilmemesi ile ilgili ayrıntılara girmeyeceğim. Sadece bir cümle bu konuda yeterli diye düşünüyorum. Kim Sultansuyu Tarım İşletmesi’nin özelleştirilmesine göz yumar, ses çıkarmaz, özelleştirilmesine destek verirse bilin ki Malatya’ya ihanet etmiştir. Kim aksini yaparsa bilin ki Malatya’ya hizmet etmiştir nokta. Gelelim asıl konumuza. Durum böyleyken kamuoyunda sıcak gündemde yerini korurken gündemi değiştirmek gerekmez mi? Gerekirdi elbette. Ya da başka bir şey şans eseri patlak verecek ki gündemden düşsün. Tam da bu dediklerimden biri oldu ama kıyası size bırakıyorum. Türkiye’de sayısı 10’larla ifade edilen belediyelerin dernekler aracılığı ile yurtdışına insan götürdüğü ve bu giden insanların tekrar ülkelerine dönmediği, bunun da bir tür insan kaçakçılığı olduğu Türkiye gündemine Yeşilyurt Belediyesi ile düştü. Eline kalemi alan, mikrofonu alan Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar’a saldırdı. Haklılık payı var mı derseniz? Eğer Mehmet Çınar başkan bunu bilerek, isteyerek yaptıysa tepkiler sonuna kadar haklı? Ben Mehmet Çınar başkanın burada kayıtsız şartsız güvenmenin kurbanı olduğuna inanıyorum. Çınar başkan hatayı nerede yaptı derseniz? Hemen söyleyeyim. Bu olay olur olmaz, hey millet toplanın hele. Yurtdışına proje kapsamında gönderdiğimiz insanlarla ilgili kimler fikir sunmuştu, kimler görev almıştı, Malatya’da çevreye duyarlı insan yoktu da mı biz komşu illerde insan seçtik. Bu işte kimler görev aldı? Sorusunun yanıtını bulur, belediyede bir temizlik yapar ve kendimi temize çıkartırdı. Çınar Başkan bekledi bekledi, ortalık toz duman oldu, sonra bir çıkış yolu aradı. Buldu mu? hala bulamadı. Çünkü kendisinin güvenini kötüye kullanan kişiler ona çıkış yolu gösteriyormuş gibi yapıp, kendilerini kurtarma mücadelesi içindeler. Olan Başkan Çınar’a oluyor. Olan Malatya’ya oluyor. Türkiye kamuoyunda insan kaçakçılığı ile Malatya’nın ismi anılıyor, Başkan Çınar’ın ismi anılıyor. Başkan Çınar, az önce sıraladığım soruların yanıtını almaz ise, bu iş daha gündemde yerini almaya devam edecek. Bir önemli noktaya daha dikkat çekeyim Sayın başkan şuan sağında solunda bu işten kurtulmak için sana fikir veren, yol gösterenler, sizin bu işten temize çıkmanızı değil, siz hariç kendilerini kurtarmanın peşindeler bilesiniz. Bu kadar net söylüyorum. Yapmanız gerekenleri naçizane ifade etmeye çalıştım. 
Gelelim, gündemde tutulmasında kimlerin katkıları var. Bir kere medya ayağında kimlerin olduğunu kimlerin yönlendirdiği ortada. (Bu arada konunun hassasiyeti nedeniyle sürekli gündemde tutan medya kuruluşlarını ifade etmiyorum. Anlatmak istediğim hasta yatanı yatağında sevenler için) İkincisi, gündemden düşen konularla isimleri anılanların bir bağlantısı olabilir mi? Buraya dikkat etmekte fayda var. HDP ile kol kola, koyun koyuna olanların fırsat bu fırsat diyerek hedefe Başkan Çınar’ı koymaları, bu konunun bu kadar konuşulmasına neden olmuştur. Kişisel çıkarları da bir kenara bırakıyorum. Gündem olanlar, sizi gündemde tutuyorlar bilesiniz. 
Sonuç olarak,  benim şahsi görüşüm; Mehmet Çınar Başkanın insan kaçakçılığı adına böyle bir işe girmediğidir. Denetlemeden, sorgulamadan güvendiği kişilerin kötü emellerine alet olmuştur. Başkan Çınar, çevre konusunda Sayın Emine Erdoğan’dan aldığı ödülle birlikte çevre konusundaki hassasiyeti biraz daha artmış ve bu durum bazıları tarafından kullanılmıştır. Metropol bir ilçenin belediye başkanı bu kadar basit düşünemez ve düşünmemiştir, aklından bile geçirmemiştir. Bu da başkan Çınar’a büyük bir ders olmuştur. Artık ayranı bile üfleyerek içmenin ne kadar önemli olduğunu öğrenmiştir. Başkanın tek yapması gereken, ayran diye sıcak süt getirip dilini yakanlardan hesap sormasıdır. Aksi durumda dili yanmaya devam edecektir. 
 

malatyacadde44@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Kas

Bir Puan Bizi Rahatlatmadı..!

21Kas
07Kas

Birileri Artık Dur Desin…!

30Ekm

Paşa gibi mağlup olduk..!

23Ekm

İsteyince Neler Olmaz ki..?